TheDiplomat's Blog/Diplomatın bloğu


Üniversitenin Faydaları

Tarih: 16:09 on 14/12/2009 Kategori: Turkish

Merhabalar,

 

Bu yazıda gençliği ilgilendiren önemli bir konuya ışık tutmak istiyorum. Aşağı yukarı 130 sayısına ulaşan üniversiteler ve binlerce üniversite mezunu işsiz düşünüldüğünde üniversitenin faydaları sorgulanabilir. Belki şahsi bir örnek olucak; ama ''okusam ne işe yarar'' diye düşünenlere kendi hayatımın yol gösterici nitelikte olabileceğini düşünüyorum.

 

1-Dünyaya Açılmak

 

Şüphesiz üniversitenin benim için en büyük katkısı bana dünyanın kapılarını açması oldu. Üniversiteye başladığımda tek bir farklı ülke görmemiştim. Hazırlık yılından sonra üç haftalık bir yaz dil eğitimi için Malta'ya gittim. İlk yurtdışı, ilk uçak, ilk farklı eğitim heyecanını orda tattım. Hayatımın en özel haftaları arasına girdi Malta'da geçirdiğim haftalar. Döndükten sonra içimdeki dünyayı keşfetme duygusu tabir-i caizse daha da körüklendi. Ondan sonra her yıl yurtdışına çıktım. İnternette yabancı siteleri araştırdım ve ne kadar öğrenci etkinliği varsa başvurdum. Hollanda ve Almanya'da yabılan Avrupa Öğrenci Haftaları'na davet edildim. Cebimden çıkan tek para uçak biletleri ve eğlence klüplerine giriş biletleriydi. Erasmus Avrupa Birliği Öğrenci Değişim Programı ile bir dönem Letonya'da eğitim gördüm. Work and Travel ile ABD'de, AIESEC programı ile ise Çin'de çalıştım. AEGEE Avrupa Öğrenci Forumu sayesinde Ukrayna'da yaz üniversitesi, Romanya'da Yaratıcı İletişim Semineri'ne katıldım. Rusya Federasyonu, Birleşik Arap Emirlikleri, Estonya gibi ülkelere ziyaretlerde bulundum. Hiçbir zaman da vize sıkıntısı yaşamadım. İşte üniversitenin en büyük katkısı burdaydı. Üniversite öğrencisi olduğum için her ülke bana kapılarını açtı. Hiçbir zaman takla atmak zorunda kalmadım.

 

2-İş Piyasasında Öne Geçme

 

İş piyasasına adım atıldığında İş Kanunu'nda yer alan 28 işkolunun hepsinden iş ilanları bulur her genç. Öte yandan, ülkenin yaş ortalamasının da 28 yaş olduğu düşünlürse yaklaşık 36 milyon insanın 28 yaş ve altında olduğu gerçeği insana tokat gibi çarpar. Bu vaziyette, rekabetin çılgınca olduğu, insanların sınav üstüne sınava girdiği bir durumda beşeri sermayenizdeki her fark size bir artı yaratır. Eskiden ortaokul ve 90lı yıllarda lise mezunlarının alındığı İletişim ve bankacılık sektörleri artık iş başvurusu için üniversite aşağısını kabul etmiyorlar. Kısacası, üniversite mezunu olursanız ilerde Cumhurbaşkanı, büyükelçi, başhekim bile olma şansınız var; lakin lise mezunluğuyla yetinirseniz ne bankada gişe yetkilisi nede bir şirkette yönetici asistanlığı bile yapma şansınız olmaz.

 

3-Kısa Dönem Askerlik Yahut Maaşlı ve Rütbeli Askerlik

 

Askerlik gerçekten yaşamayanın bilemeyeceği bir ruh hali yaratıyor insanda. Bence ne kadar kısa olursa o kadar iyi. Yahut, bir rütbeniz olursa siz insanlara emredersiniz. Dolayısıyla 15 ay askerlik yerine 6 ay askerlik yapmanın ne kadar değerli olduğu tarif edilemez bir duygu. Diğer bir seçenek ise yedek subay olarak 12 ay askerlik yapmak. Hem yine üç ay karda oluyorsunuz, hem de askerde geçirdiğiniz zaman boşa gitmemiş oluyor-9 ay boyunca yaklaşık 1650 TL net maaş ve de görev yerinize gittiğinizde gittiğiniz ilin uzaklığına göre bir de terhis olduktan bir ay sonra 500 TL tutarında yol harcırahı alıyorsunuz. Askerliğinizin onbirinci ayı sonu rütbeniz teğmenliğe yükseltiliyor. Yani, subayların 8 yılını verdikleri bir rütbeye 11 ayda kavuşuyorsunuz. Ayrıca, askerde rütbenin esas olduğu göz önüne alınırsa insanlar sizi sevsin veya sevmesin selam verip ayağa kalkmak durumunda kalıyorlar.

 

 

4-Hayatı Öğrenmek

 

Her ne kadar son sıraya koysamda aslında üniversitenin en anlamlı faydası bir insana hayatı öğretmesi, onu olgunlaştırması oluyor. Bu yüzden, 21-22 yaşından sonra hayata daha sağlam adımlarla başlangıç yapmış oluyorsunuz. Sınıfınızda, fakültenizde yurdun her yerinden insanlar ve farklı değerler ile tanışıyorsunuz. Özellikle, ailenizin ikamet ettiği şehirden başka bir şehirde okuyorsanız yanlız yaşamanın ve ev bakımının ne kadar zor olduğunu öğreniyor ve annenize olan minnet duygunuz daha da artıyor.

 

 

İskambilde nasıl 4 farklı kağıt türü varsa, üniversitenin de bana kattığı 4 faklı alan var. Siz siz olun eğer üniversite okuma şansınız varsa bunu sakın elinizden kaçırmayın, hangi bölüm olursa olsun.

Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : üniversite,kampüs hayatı,üniversitenin faydaları,okumak

Mısır Hakkında...

Tarih: 15:27 on 8/12/2009 Kategori: Turkish

Uzun zaman sonra tekrar merhabalar,

 

İlk gezi yazım Mısır'a nasip oldu.

 

Kurban Bayramı'nda çok farklı bir tercih yaparak kendimi ait hissettiğim Avrupa yerine bir Afrika ülkesini ziyaret etmek istedim. Tabiki bu tercihi yapmamda başrolü oynayan neden tarihti. 7000 yıllık medeniyet tarihiyle Mısır her yeri tarih kokan bir yer.

 

İlk olarak, Mısır'a gidiş öncesinden bahsetmenin ilerde burayı ziyaret etmek isteyen okurlar açısından yol göstereceğini düşünüyorum. Mısır her ne kadar Türk vatandaşlarından vize istiyor gözüksede bu vize aslında formalite icabı olan bir vize. Havalimanında 15$ karşılığı vize sahibi oluyorsunuz. Eğer bir tur şirketi ile giderseniz tur şirketinin anlaştığı Mısırlılar havalimanında pasaportunuza vizeyi yapıştırıyorlar. Yalnız, tur şirketleri vize hizmeti olarak sizden 50 EUR istiyorlar. Mısır'a ne zaman gidilir   diye aklınızda bir soru varsa Kasım- Mayıs arasının ideal sezon olduğunu belirtmek isterim. Hava gerçekten çok güzeldi. Kasım sonu omasına rağmen şort ve t-shirt ile dolaşılabiliyordu. Akşamları ise bir deri ceket yetiyordu. Mısır iktisadi açıdan Türkiye'nin gerisinde. Buna satın alım gücündeki düşüklükte eklenirse 1 Türk Lirasının 3.5 Mısır Pounduna tekabül ediyor ve orda bazı şeyleri Türkiye'de ki fiyatın üçte birine alabiliyorsunuz.

 

 

Mısır'da geçirdiğim 5 gün boyunca 3 şehirde bulundum: Başkent Kahire, Büyük İskender tarafından M.Ö 330 yılında kurulan güzel bir Akdeniz kenti olan İskenderiye ve piramitlerin bulunduğu Giza. Kahire'de en görülmesi gereken yerler Citadel (Selahattin Eyyubi'nin yaptırdığı ve içinde yurtdışındaki en önemli Osmanlı eserlerinden biri olan Mehmet Ali Paşa Cami'nin ve Mısır Ulusal Askeri Müzesi'nin de içinde bulunduğu yer), Kahire Ulusal Müzesi, Nil'de tekne gezisi, bizim Kapalıçarşı'ya benzeyen El Halil Hanı ve El Tahrir Meydanı.

 

Gelelim Mısır'da insanın en çok hoşuna giden ve gitmeyen üç şeye...

 

İlk olarak Mısır'da en çok hoşuma giden şeyin Mısır halkının rahatlığı ve hayatı olduğu gibi kabul etmeleri olduğunu belirtmek isterim. Mısırlılar yabancılara özellikle büyük sevgi gösterisinde bulunuyorlar. Tur otobüsüyle İskenderiye'de şehir turu yaparken kendimizi film yıldızı gibi hissettik. İkinci olarak tabiki Piramitler demeden geçemeyeceğim. Gerçekten inanılmaz bir görüntü. Piramitleri gördüğü zaman ve tarihi düzlemde hayal kurduğu zaman insanın nutku tutunuyor. Son olaraksa sıcak iklim. Kışın bir geziye gidilmek için ideal. Heleki soğuğa karşı hassasiyeti olan yaşı geçkin insanlar için bire bir.

 

Peki ya bir insan Mısır'da neden hoşlanmaz? Bunun içinde üç sebep sayabilirim.

Birincisi, insanlardaki kazık atma kültürü. Eğer yabancıysanız tuvalete girerken bile pazarlık yapmak durumundasınız. Yabancı olduğunuzu gördükleri anda sanki her yabancı Amerikalı veya Avrupalıymış gibi fiyatları katlıyorlar. Selahattin Eyyübi'nin kalesine Mısırlılar'ı ayrı yerden yabancıları ayrı yerden sokuyorlar. Mısırlılar 15 pound öderken yabancılar ise 50 pound ödemek zorundalar. İkincisi, Mısır'ın pis bir ülke olması gerçeğidir. Kahire tek kelimeyle bir çöplüktür.  Her yerde çöp var. Mısırlılar'ın temizlik anlayışı şahsi temizlikle sınırlı. Üçüncüsü ise trafik. Kahire trafiği İstanbul'dan beter. Sokakarda trafik ışığıda yok. Daha kötüsü, sürücülerde yayaya yol verme diye bir kültür de. Bu vaziyette ne zaman karşıdan karşıya geçmek isteseniz kendinizi yola atmanız gerekiyor. Hayati riskiniz doğuyor.

 

Artılarıyla, eksileriyle Mısır bence her dünya tur planında olmalı. Mısır'ı görmeden, dünya tarihine şekil veren bu diyarları görmeden dünyayı gezdim demek  eksik olur, kanımca.

 

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Mısır,piramitler,kahire

Мое Наблюд

Tarih: 16:52 on 25/10/2009 Kategori: Russkiy

Если бы Вы попросили, чтобы я описал российских  людей, то я сказал бы Вам, что российские люди (они – 2 раза «российских людей» повторяешь.) являются очень дружественными, образованными, но также и сильно-подобными людьми. я встретил много российских людей в различных странах. У меня были русские друзья в США, у меня были русские друзья в Китае, и у меня были русские друзья в Германии. И я был в России назад в 2004.

Я хотел бы начать с моих наблюдений
за российскими мужчинами. Российские мужчины щедры. До настоящего времени я обедал с многими иностранцами из многочисленных стран. Только российские мужчины предложили оплатить счет.  Более того, российские мужчины знают, как разделить . Если они кое-что, чтобы поесть или выпить и Вы - с ними, они предлагают Вам, имеют "укус" сначала. Они ближе к коллективному мышлению и ожидают от вас того же. Некоторые русские мужчины являются естественными сторонниками равноправия. Это могло бы быть. Но фактически это - мышление с  Ближнего Востока. Вы можете доверять российским друзьям. Они вообще верны их словам. В дополнение к тем русские мужчины обращают внимание на интеллектуальный разговор. Конечно, там - также и отрицательные наблюдения, которые я заметил за русскими мужчинами. Да, я убежден, что российские мужчины - естественные любители алкоголя (спиртного). Потребление алкоголя (спиртного) российскими мужчинами на удивление огромно. Другое отрицательное наблюдение за русскими мужчинами состоит в том, что они являются вообще сильно-подобными


Относительно российских женщин, я никогда не пытался бы отрицать мировую известн
ость российской красоты. Когда я был в Москве, временами, я не мог поверить своим глазам. Российские женщины как составляют и украшающий привлекательно.Они знают о своей красоте и всегда заслужено наслаждаются этим. Даже молодая девушка, работающая в киоске в Московских изнашиваниях как она - модель. это кажется этим , российские женщины тратят много своего дохода на одежду и косметику. Нас колько я оценивал их лица, они были также очень дружественными. Вы можете быть весьма застенчивым человеком, но они, конечно, нарушили бы лед и заставили бы Вас чувствовать себя весьма удобно. А это не красота, российские женщины заботятся о вашем существе. Они являются также весьма дружественными. И конечно я заметил их отрицательные стороны также. Большинство российских женщин весьма ориентируется на интерес. Если у них нет интереса, они не будут общатся с Вами во второй
раз.

Я
советую всем посетить Россию. Я предложил бы, Вам обсудить международную политику с российскими мужчинами и провести приятный разговор или пригласить на танец российских женщин. Но, не делайте ошибки, которую я сделал. Посещая Москвы, но уезжая из  Росси, не посетив Санкт-Петербу́рг.

 

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Rusça, Rus halkı, Rus insnaları, Russian people

HERKES İÇİN ULUSLARARASI HUKUK II (ANDLAŞMALAR HUKUKU)

Tarih: 14:22 on 18/10/2009 Kategori: Turkish


Uluslararsı hukuku kavramanın yolu uluslararası andlaşmaları kavramaktan geçer.

Uluslararası hukukun en önemli asli kaynaklarından birisinin uluslararası andlaşmalar olduğu ilk yazıda  belirtilmişti. İşte uluslararası andlaşmaları belli bir hukuki düzene oturtan başlıca sözleşme 1969 Viyena Uluslararası Andlaşmalar Hukuku Sözleşmesidir. Bu sözleşme ile Uluslararası Andlaşmalar bellibir bir hukuki zemin bulmuşlardır kendilerine.

Yabancılık unsuru taşıyan herhangi bir andlaşmanın ''uluslararası andlaşma'' niteliği kazanabilmesi için üç şart vardır:

1- Andlaşmanın uluslararası hukukun andlaşma yetkisi verdiği kişilerce yapılması ( Devletler, uluslararası örgütler vb.)

2- Andlaşmanın belli bir hukuku hüküm doğurması

3- Taraflar arasından irade uyuşması olması.

Bu üçü varsa bir andlaşma uluslararsı andlaşma olarak kabul edilebilir.

Andlaşmaların yapılması, meyadana gelmesi ise üç aşamadan oluşur:

a) Andlaşmaların oluşturulması ve resmileştirilmesi: Andlaşmalar imza veya paraf ile resmileştirilirler.

b)Andlaşmaların bağlayıcılık kazanması: Andlaşmalar basit usul ile (imzayla), onaylama yoluyla (Türkiye'nin uyguladığı yöntem) ve katılma yoluyla bağlayıcılık kazanırlar.

c)Andlaşmaların hüküm doğurması.

Ülkemizde uluslararası andlaşma yapma yetkisine haiz olanlar Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Dışişleri Bakanıdır.

Şayet, bir kişiye uluslararası andlaşma yapma yetkisi verilmek istenirse Bakanlar Kurulu bir kararname hazırlar ve bunu Dışişleri Bakanlığı'na yollar. Bakanlık kararname uyraınca bir görev protokolü düzenler. Bu protokol Cumhurbaşkanının onayına sunulur. Cumhurbaşkanının onay vermesiyle ilgili kimse Türkiye Cumhuriyeti adına uluslararası andlaşmaya imza atma yetkisine haiz olur.

İmzalan uluslararası andlaşmanın TBMM'de onaylanması gerekmektedir. TMBB tarafından onay verme kanunu alamayan hiçbir uluslararası andlaşma bağlayıcılık kazanamaz. Bu 1908 yılında ilan edilen II.Meşrutiyet döneminden beri böyledir. Misal olarak Sevr andlaşması Osmanlı İmparatorluğu'nun yetkili temsilcileri tarafından imzalanmış olmasına rağmen Heyet'i Umumiye'de onaylanmadığı içindir ki bağlayıcılık kazanamamamıştır. 1969 Viyena Andlaşmalar Hukuku Sözleşmesi de temel iç hukuk kurallarına aykırılık taşıyan ve onaylanmayan andlaşmaların geçersiz kılındığını kabul etmiştir.

Andlaşmaların son bulması ise üç koşulda vuku bulur:

i. Tarafların ortak iradeleri sonucu

ii.Tek taraflı irade beyanı sonucu (fesih, çekilme, vazgeçme)

iii. Kimi olaylar sonucu ( Andlaşmanın uygulanmaması, savaş, diplomatik ilişkilerin son uılması, andlaşma konusu olan şeyin ortadan kalkması)

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : uluslararası hukuk, uluslararası andlaşmalar

Turkey and Armenia- yesterday was historic

Tarih: 10:55 on 11/10/2009 Kategori: English


Yesterday was a historic moment. Turkey and Armenia inked a document after 88 years.  Considering the fact that average life expectancy for a Turkish men is 70 years, it is not difficult to grasp the significance of a document inked after 88 years.

Ofcourse it does not necassarily mean that relations will thaw easily from now on.  After so many events during the Great War, monuments, memories, assasination of Turkish diplomats, movies, documentaries, conferences, books written..etc  things will never be the same. But this baby step will always be remembered, since it marks the beginning of a new era in longstanding bitter Turkish-Armenian Relations.

In my humble opinion, what happened yesterday should be welcomed. We don't have to become friends with Armenian peoples,  we do not agree  on many opinions, but we at least have to establish relations with our neighbours. Therefore, I very much hope that The Davutoglu vision and zero-problem with neighbours policy will bear more fruits for Turkish people.

For the Turkish side, establishment of  an independent, multinational sub-commission on common history between Turkey and Armenia is a big gain. It will tell the world that not only Armenians but also Turks also suffered a lot during the Armenian Rebellion for the establishment of an Armenian state during the dying days of the Ottoman Empire. It will show the rest of the world, the events of 1915 are not as it is depicted in movies. It will lead the rest of the world to look at the events more objectively, since it will also include Turkish side of the story.

For the Armenian side, opening the border is a big gain. A landlocked country like Armenia could not afford to survive more with a closed border. Let us be honest. Armenia needs Turkey more than any other nation when it comes to economics. The depopulation of Armenia due to economica misfortune poses a significant threat to the survival of Armenia. The opening of Turkish-Armenian border will help Armenia to increase the level of standarts of its people.

In conclusion, yesterday was actually too late. But as the saying goes: ''Better than never''.
I would like to thank to  those who made history yesterday.

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Türkiye-Ermenistan ilişkileri, Ermenistan, protokol, diplomasi


<- | Sonraki Sayfa ->

Etiket Bulutu

üniversite kampüs hayatı üniversitenin faydaları okumak Mısır piramitler kahire Rusça Rus halkı Rus insnaları Russian people uluslararası hukuk uluslararası andlaşmalar Türkiye-Ermenistan ilişkileri Ermenistan protokol diplomasi uluslararası ilişkiler siyaset ortadoğu avrupa komşular yakın çevre 11 Eylül Yeni dünya düzeni Türkiye uluslararası ilişkiler din osmanlı impratorluğu religion history tarih rusya lale devri savaş PKK 4G 4.nesil terörism